Blog

7

Başlangıçta sadece ışık vardı. Ardından internet geldi, sonra IMDB, sonraları Pizza Hut online siparişle evlere pizza dağıtmaya başladı. Ajansların henüz dijital olmadığı analog zamanlardan bahsediyoruz.

1

Dijital pazarlamanın şafağında SEO’nun yaratacağı büyük etkiyi ve sağlayacağı olanakları tahmin edebilenlerin sayısı oldukça azdı.

SEO’nun tek hücreli basit bir canlıdan nefes alan, değişen koşullara uyum sağlayan bir organizmaya dönüşmesi için çeyrek yüzyıl yeterliydi.  Bugün internet, pizza açlığını bilgi-açlığına dönüştüren bireyin, kişiselleştirilmiş ve hedeflenen bilgiye ulaşmasını sağlıyor. (Dilerse hedeflenen pizzaya ulaşmasını da sağlıyor)

SEO neydi?

Bize göre SEO sevgiydi, SEO emekti. Türkçede, arama motoru optimizasyonuydu. Vikipedi’ye göre arama motorlarının web sayfalarını daha kolay şekilde taramasına olanak sağlayan teknik düzenlemelere verilen addı. Dijital pazarlamadaysa ‘olmazsa olmazlar’dan biriydi.

Arama motorları arama sonuçlarını listelerken algoritmik bir yapı kullanıyor. Bu matematiksel yapı kullanıcıların milyonlarca seçenek içerisinde aradıklarını bulmaları için aramalarıyla ilgili içeriği en üstte görmelerini hedefler. Vikipedi gibi Sosyal Keçi’nin ve milyonlarca kullanıcının güvendiği bir domain’e sahipseniz üst sıralarda çıkmanız çok daha kolay.

Peki, henüz değilseniz?

Günümüzde hemen hemen her dijital ajans SEO optimizasyonu hizmeti sunuyor. (Bkz: Sosyal Keçi, Sosyal Keçi ve Sosyal Keçi vs.) Ancak internet ortamında varlığını güçlendirmek isteyen birçok vatandaşımız tanımı ezbere bilse de mevzunun detayına hâkim değil.

SEO çalışmalarında nihai hedef; kullanıcılar sizin içeriğinizle ilgili arama yaptıklarında arama motorlarının sizin sitenizi üst sıralarda göstermesi. Milyonlarca seçenek içinde Google ve Yandex gibi arama motorları, arama ile ilgili en uyumlu siteleri listelemeye çalışır. Bu işleme ranking (sıralama) diyoruz. Ranking’de üst sıralarda çıkmak için kullanılan tüm yöntemler SEO’nun konusunu oluşturuyor.

Arama motorları sıklıkla yaptıkları algoritma düzenlemeleriyle bu yöntemleri değiştiriyor. Dolayısıyla içeriğiniz değişmese de SEO konusunda bir kez düzenleme yapmak yeterli değil. (Örneğin Google Mayıs ayında yapacağı değişiklikle mobil dostu olmayan siteleri arama sonuçlarında daha gerilerde listeleyecek. Sitenizi mobil dostu yapmak için Sosyal Keçi ile bağlantıya geçebilirsiniz) Sitenizin mobil uyumluluğunu şuradan test edebilirsiniz.

2

SEO türleri

SEO temel olarak site içi ve site dışı optimizasyon olarak 2’ye ayrılıyor:

Site içi (on-page) optimizasyonu genel hatlarıyla site içeriğinin arama dostu olacak şekilde düzenlenmesidir. Sıralamada üst sıralarda çıkmanız için tek şart aranan kelime ile uyumluluk değil. SEO’ya uyumlu içerikler hazırlanması, görsel düzenlemeler (görselin özgün olması, boyutu, başlık ve açıklama eklemek gibi) ve iç linkleme; on-page düzenlemenin temel şartları olarak sıralanabilir.

Site dışı (off-page) optimizasyonu web sitenize dışarıdan gelen trafiği artırmak için yapacağınız tüm dış faktörleri kapsar. Etkili sosyal medya yönetimi, bloglar, backlinkleme bunlardan sadece birkaçı.

Black hat SEO ise, organik olmayan yöntemlerle web sitesinin sıralamasını yükseltmektir. Black hat SEO arama botlarını yanıltma amacı taşır ve arama motorları tarafından kabul görmeyen yöntemler kullanır. Bunlardan en yaygın olanları; kopya içerik paylaşımı, gizlenmiş linkler, ve spin içerik üretilmesi (yazılım yoluyla üretilen manasız metinler)

Arama motorlarının günden güne gelişen algoritmaları sayesinde black hat SEO ile geliştirilen siteler kısa sürede tespit edilip filtreye alınabiliyor.

SEO’nun geleceğini öngörmek için önce tarihine göz atalım.*

İlk yaşam belirtileri (1991-2002)

3

1991’e geri dönüyoruz. Micheal Jackson’ın Black&White’ıyla Bryan Adams’ın Everything I Do’sunun listeleri zorladığı zamanlar.

1991’in 6 Ağustos’unda Tim Berners-Lee dünyanın ilk web sitesini yayına aldı. Yıllar içinde kullanıcılara bilgi ve optimizasyon olanağı sunan milyonlarcası türeyecekti.

Excite gibi arama platformları içerikteki anahtar kelimeler ve backend optimizasyonuyla bilgiyi kategorize etmeye başladı.

Kısa süre sonra Yahoo ve Google devreye girdi ve bilginin endekslenme ve iletim yollarını geliştirdi.

SEO’nun bu ‘ilkel’ zamanlarında anahtar kelime, tagleme, spam backling’ler aramada üst sıralarda listelenmek için yeterliydi. Algoritmalarda büyük değişiklikler yapılması için uzun süreler gerekliydi.

Google gibi geleceğin arama devleri kullanıcıları daha değerli içerikle buluşturmak için geliştirmeler ve kurallar oluşturmaya bu zamanlarda başladı.

Emekleme Dönemi (2003-2005)

Etik olmayan optimizasyon taktiklerine karşı Google gardını aldı. Bu dönemde yapılan birçok güncelleme arama sonuçlarındaki sıralama kalitesini artırmaya ve black hat SEO ile yapılan haksız rekabeti alt etmeye yönelikti.

Daha kişiselleştirilmiş ve kullanıcı odaklı web’in temelleri atılmaya başlandı.

Orta Çağ (2006-2009)

Arama ve kullanıcı trendleri daha reaktif arama deneyimi ihtiyacını tetikledi. Bu dönemde Google’ın Universal Search’ü arama sonuçlarında haberler, görseller ve video sonuçlarını listelemeye başladı. Google News, Twitter gerçek zamanlı güncellemelerle ve yakın zamanlı endekslemelerle güncel ve kullanıcı odaklı içerik ihtiyacını harmanladı.

2008’de Google Öneriler, geçmiş datayı baz alarak görüntüleme yaparak kullanılırlığı geliştirdi ve ilgili içeriğin gösterimini kolaylaştırdı.  Bu gelişme, yeni kullanıcı eğilimlerini anahtar kelime arama araçlarıyla ele alarak optimizasyonu çok daha hedefli bir hale getirdi.

SEO’ya kullanıcı odaklı yaklaşan bu yeni durum web’in çok daha kişisel olmasını sağladı. Pazarlamacılar arama için yeni türde içeriklerin çeşitliliğine başvurmaya başladı, böylelikle kullanıcı memnuniyeti de artmaya başladı.

Aydınlanma (2010-2012)

4

SEO’daki devasa değişim markaları kalite ve kullanıcı odaklı içeriğe yönlendirdi.

Google’ın yaptığı güncellemeler, anahtar kelime düzenlemeleri ve tekrar optimizasyonu gerekli hale getirdi. Bu sonuçlar endekslenme biçimini etkiledi. Yeni düzenlemelere uyum sağlamayan markalar (black hat SEO kullananlar gibi) teshir edilmeye başlandı.

Google’ın Knowledge Graph özelliği ile arama sonuçlarında çok daha fazla bilgi karşımıza çıkmaya başladı.  Bu özellikle kullanıcılar aradıkları kriterle ilgili özet bilgileri arama ekranının üst ve sağ kısmında görüntülemeye başladılar.

5

Gelişmiş ve lokalize edilmiş SEO sonuçları yeni reklam modellerini de beraberinde getirdi. Google Öneriler’i daha da geliştirerek kullanıcıların daha hızlı sonuçlar görüntülemesini sağladı.

Tüm bunlara ek olarak sosyal medyanın gelişimi, aramaya sosyal medya sonuçlarının da dahil olmasını zorunlu kıldı. Google+’ın ortaya çıkması içerik görünülürlüğünü pekiştirdi.

Pazarlamacılar için içeriğin paylaşılabilir olması da önem kazandı. Bu gelişme pazarlamacılara önemli bir data daha sağlamış oldu: kullanıcı etkileşimi.

Modern Zamanlar (2013-Bugün)

Bugün kullanıcılar olarak büyük bir yol ayrımı yaşıyoruz. Kişiselleştirme ve mahremiyet arasında oldukça belirgin bir çekişme yaşanıyor.

Google gibi markalar kullanıcıların bilgilerini geliştirerek kendi dijital varlıklarını yaratmaları için bu bilgileri depoluyor. Arama geçmişi, lokasyon ve cihaz bunlardan birkaçı.

SEO’nun yaşadığı bu yeni dönem; ilgili içerik, mobilde ulaşılabilirlik ve yerel aramayı önemli hale getiriyor. Bugün, mobil optimizasyonu veya duyarlı web tasarımı olmayan siteler, Google arama sonuçlarında daha gerilerde görüntüleniyor.

Günümüzde internet rekabeti kişiselleştirmeyi ve kaliteli içeriği talep ediyor.

Gelecek

SEO’nun geleceğiyle ilgili kesin bir öngörüye sahibiz: çok daha niş, yüksek kalitede ve özgün içeriğe odaklı bir deneyim olacak.

Kullanıcılar az eforla anında ve içerikle bağlantılı arama sonuçları görmek istiyor. Akıllı teknolojiler, giyilebilir cihazlar her zaman bağlı olmayı ve tahmin edilebilir içerik çözümlerini de beraberinde getiriyor.

Markanızı yeni tür içeriklerin (in-app içerikler gibi) optimizasyonuna uyumlu hale getirmek, direkt içerik sunarak kullanıcı etkileşimini sağlamak önem kazanacak gibi görünüyor. Pazarlamacıların son trendleri takip ederek her tür dijital kanalı kullanma zorunluluğu da rekabeti artıracak.

Görsel içeriğin yükselişiyle de arama motorları yeni çözümler geliştireceklerdir. İçeriğinizin her yerden (mobil ve hatta sesli aramalar) ulaşılabilir olduğundan emin olmak bugün olduğu gibi gelecekte de önemini koruyacak.

7

“Üzgünüm, algoritmayı değiştirdik”

*Kaynak metin: The Evolution Of SEO Trends Over 25 Years

Author: Aslı Alkan

Leave a Reply