Blog

2011’deki ilk gözlem yazımızda sosyal medya ile ilgili kısa bir rapor hazırlamıştık. Pek çok markanın sosyal medya stratejilerini ve uygulamalarını değerlendirdik ve kazançlı sonuçlar elde edebilmek için neler yapılması gerektiğini vurguladık.

1. Sosyal uygulamalara değil sosyal kültüre odaklanın

Çok ama çok fazla şirket kafayı hayran ve takipçi sayısını arttırmaya takmış durumda. Ama hedef kitleleriyle ilgilenmeyi ihmal ediyorlar. Garanti veriyorum ki, eğer pazarınızı yakından takip eden o sosyal kültürün kendisi olmaya odaklanırsanız, hem başarı rekoru kırar hem de hayran ve takipçi sayınızı arttırırsınız. Önce sosyalleşmek, sonra sosyal medya yaratmak doğru sıralama

2. Ara vermeyin

Sosyal medyayı geçici bir kampanya gibi düşünmeyin. Sosyal medya sürekli uğraşı ister. Sosyal medya ile diyaloğunuzu geçici olsa da, koparmayınız. Yoksa hem piyasadaki hem de gündelik yaşamdaki ilişkileriniz yolundan sapar. Evet, bir sosyal medya kampanyası başlatabilirsiniz ama bunu bir seferlik bir etkinliğe değil, devamlılığı olan bir sosyal medya planına bağlamalısınız.

3. Markanızın iş hedeflerini iyi kavrayın

4. Şirket yöneticilerini sosyal medyanın potansiyel nimetleri konusunda eğitin.

Uygulamacı ile yönetici arasındaki uçurumu ortadan kaldırmalı. İlkin, sosyal medya strateji uzmanları yönetici ekibin iş hedeflerini anlamalı, sonra da sosyal medya faaliyetlerinin önceden belirlenmiş hedeflerle olan ilişkisini ifade etmeli, tartmalı ve sunmalı. Ama bunu yapmak da yeterli değil. Aynı zamanda üst düzey yöneticileri sosyal medyadan ne beklemeleri gerektiği konusunda aydınlatılmalılar.

İzin verirseniz kendi deneyimlerime dayanarak örnek vermek istiyorum: Şimdiye kadar birlikte çalıştığım yöneticilerin her zaman tek derdi markalarının ne kadar hayran ve takipçiye sahip olduğuydu. Bu verinin tek başına bir ana performans göstergesi (Key performance indicator) olmadığını bilsem de, akıllarındaki şeyin bu olduğunu biliyorum. O yüzden onlara duymak istediklerini söylemek durumundayım. Ama bir yandan da ilginin ne kadar olduğunu da takip etmek gerekiyor. O yüzden hayran sayısını ve hayran başına düşen aylık etkileşim miktarlarını bir tabloya döküyoruz.  Çünkü aylık bazda hayran artışını görmek istiyoruz. Ama hayran sayısı artarken hayranların etkileşim miktarları da (artmasa bile) stabil kalabilmeli. Hayran sayısını çok yüksek sayılara çıkarırken, bu hayranların atıl kalmasını önlemek için bir planımız olması gerekli. Dolayısıyla bu hayranların etkileşim miktarını her zaman ölçmeliyiz.

5. Sosyal medyada kullanacağınız araçları belirleyin

Ölçüm yapmadan iş yürümez. Ana performans göstergelerinizi sunmanız gerekli. Ve bu göstergeleri 12 ayı içine alan bir tabloda göstermeli. Bir aylık sonuçlar değil, aylar arasındaki eğilim değişikliklerini gösteren karşılaştırmalar önemlidir. Bu tabloda, sezon bazlı aylık dalgalanmalar yaşanabilir; yahut yeni bir ürün tanıtılmış, dünya çapında etki yaratan bir etkinlik düzenlenmiş olabilir; veyahut sadece belirli bir içerik incelenmiş olabilir. Önemli olan standartlaştırılmış (ve inşallah yukarı tırmanan) eğilim çizgisini görmektir. Başlangıç olarak, aşağıdaki tabloda yer alan parametreleri gözden geçirerek hem yöneticileri tatmin edecek verileri hem de sizin için hayatî olan bilgileri takip edebilirsiniz.

Konvansiyonel Çevrimiçi

  • Ziyaretçi sayıları
  • Sayfa tıklama / PV / UV
  • Ziyaretçi başına sayfa sayısı
  • Süreler

Konvansiyonel Sosyal Medya

  • Facebook hayran sayısı / twitter takipçileri
  • Youtube, flicker, pinterest
  • Tumblr takipçileri
  • Blog takipçileri

 

Sosyal Medya Verileri

  • Sosyal Medya sayfa verileri
  • Google verileri
  • cemaat / komünite sayısı
  • Engagement oranı
  • Yorum sayıları

 

6. Hedef kitlenizi anlayın

Bu meselenin altını her zaman çizmeniz gerek. Bir işe başlarken hedef kitlemiz kim diye bakarız, ama bir kere süreç başladı mı ve birtakım iç meseleler ve bakış açılarıyla uğraşmaya daldık mı, hedef kitle ikinci plana düşer. Halbuki kullanıcı bakış açısı ve deneyiminden daha önemli bir şey yoktur. Bana göre, şu anda bahsettiğimiz şey, kullanıcıların (yani arkadaşların, uzmanların ve güvenilir kaynakların) dijital kanallar ve cihazlar ile kurdukları ilişki ve bunları kullanırken gösterdikleri davranışların yanı sıra, bu insanların işimiz üzerindeki etkilerini anlamamız gerektiğidir. Eğer bu iki cepheye de hakim olabilirseniz, pazardaki başarınız daimi olacaktır.

7. Hesabını yapmadığınız riski almayın

Daha önce kimsenin yapmadığı bir şeyi mi denemek istiyorsunuz? Amacınız sıradışı sonuçlar elde etmek ya da en azından bu sonuçlara yaklaşmak mı?   Bu tarz başarıların hepsinin de temkinli riskler alarak gerçekleştirildiğini anlayacaksınız. Hiç bir zaman şunu yaparsan bunu elde edersin gibi düz bir mantıkla gidilmemiş. Bir strateji yaratıp onu değerlendirmek, ayakları yere basan bir plan yapmak, adımlarını ölçüp biçmek, belirsiz kalan noktalar için yeni ayarlamalar yapmak sizin işiniz. Bunları yaparken cesur olmalısınız, ama cesur olmak demek, işinizi şansa bırakmak anlamına gelmez.

Mesele şu: Gerçekten bir sosyal medya projesine girişmek mi istiyorsunuz, yoksa sadece herkes sosyal medyadan bahsediyor diye, “Ben de yaparım” sürüsüne mi dahil oluyorsunuz? Dört senedir, pek çok marka için sosyal medya araçlarını kullanarak elde ettiğimiz tecrübeye göre ve hiç tereddüt etmeden şunu söyleyebiliriz ki, eğer şeytanın bacağını kırmak istiyorsanız bu yedi prensiple başlamalısınız.

Author: Sosyal Keçi

Leave a Reply