Blog

Sosyal medyayı hala gülünç ve işe yaramaz bulan insanlar olabilir. Ancak görünen o ki çoğunluk öyle düşünmüyor. Nerede yemek yiyeceğimize dahi sosyal medya üzerinden aldığımız önerilerle karar veren biz tüketiciler, en çok da konu tatil olduğunda internete sarılıyoruz.

Emarketer’ın 2013 verilerine göre destinasyon tercihlerinden, otel seçeneklerine kadar pek çok hizmet artık internet ve sosyal medya sitelerinde karar veriliyor. Buna göre

Oteller (% 23)

Destinasyon (% 22)

Gezilecek yerler (%27)

Restorantlar (%17)

Tercih oranları ile sıkça interneti kullanıyoruz. Bu etkileşim ve bilgi avının büyük kısmı da Facebook üzerinde gerçekleşiyor.

Sadece Google arama trendleri dahi, seyahat araştırmalarımızın nasıl bir değişiklik gösterdiğini belirgin bir şekilde belgeliyor. Google’daki “hotels in (city name) “ aramaları son 6 yılda %70 geriledi. Bunun yerine kullanıcı, tripadvisor, booking.com gibi sitelere doğrudan yöneliyor.

 

Turizm aktivitesi sonrasında, seyahatseverlerin  tatillerini bloglarında yazma oranları da giderek artan bir trend. ABD’deki  tatilcilerin % 32’si, tüm dünyada ise  %22’si tatillerini blog olarak yayınlıyorlar.

Bu da bir bakıma diğer tatilciler için haber kaynağı ve ilk elden bilgi demek. Tatilcilerin %90’ı konvansiyonel medya ya da reklamlarda söylenenler yerine, bu bloglara, sosyal medyada paylaşılan önerilere güven duyuyor.

Sosyal medyanın halihazırda yapılmış tatil planlarını değiştirme etkisi de çok büyük. Tatilcilerin yarısı, yaptıkları planı, sosyal medyada araştırdıktan sonra mutlaka değiştiriyorlar.

İnsanın insana güvendiği, reklamın, gazete ilanının, markanın web sitesinin pek de ehemmiyetinin olmadığı daha tüketici merkezli bir içerik dünyasına doğru yol alıyoruz.

Turizm firmalarının konvansiyonel reklamlara ayırdıkları bütçeleri revize etmelerinin vakti geldi. Çünkü hemen burunlarının dibindeki ekrandan açılan ve kontrol edemedikleri bir içerik yığını içerisinde kendi müşterilerine ulaşmaları ve onları samimiyetle ikna etmeleri gerekiyor.

Author: Sosyal Keçi

Leave a Reply